KUZEY ÇİFTLİĞİ SÜT WEB SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ

Günlük hayatımızda temel gıda ürünlerimizin başında gelen süt, biz tüketicilere Günlük Süt (cam şişede), UHT süt (kutu) ve Açık süt (sokak sütü) olarak ulaşıyor. Bunların özelliklerini inceleyecek olursak;

GÜNLÜK SÜT;

Çiğ sütün doğal ve biyolojik özelliklerine zarar vermeden 72 °C de 15 saniye ısıl işleme tabi tutulup ardından aniden +4°C soğutularak üretilirler. Bu işleme “pastörizasyon” denilir ve amacı zararlı bakterileri öldürmek veya etkisiz hale getirmektir. Hijyenik koşullarda ve veteriner kontrolündeki çiftliklerde düzenli beslenen hayvanlardan elde edilen sütler, içerdiği yağ, protein ve enerji bakımından öncelikli arz etmektedir. !!!! Süt, ısıtıldıkça zararlı bakteriler kendilerini sıcaktan korumak için genellikle hücre duvarlarını kalınlaştırmaya başlıyor. Bu aşamada sütün sıcaklığı aniden düşürülüyor. Kendini sıcak ortama hazırlamış bakteriler de sütün aniden soğutulmasıyla birlikte ölüyor. Böylece süt, zararlı bakterilerden arınmış oluyor. Günlük süt, düşük sıcaklıklarda pastörize edildiği için Vitamin ve Besin Değerleri en yüksek olan süttür, tazedir, içilesidir. Evinizde kendi doğal yoğurdunuzu yapma imkanını size sunar. Bu yüzden günlük süt tüketimi önerilmektedir.

UHT KUTU SÜT :

Uzun ömürlü (UHT steril) sütlere uygulanan işlem daha farklıdır. Isıl işlem 135°C-150°C civarında uygulanırken, uygulama süresi 2-5 saniye gibi çok kısa bir süredir. Bütün bu ısıl işlemler sütteki faydalı bakterileri, onların ürettikleri enzim ve vitaminleri de tahrip ediyor. Ama en büyük kayıp UHT teknolojisi uygulandığında yaşanıyor. Bundan dolayı sokak sütü ya da pastörize şişe sütte yoğurt tutarken, kutu sütte tutmuyor. UHT yöntemi suda çözünen vitaminlerin neredeyse yüzde 80'ini ve B12 vitamininin ise tamamını ortadan kaldırıyor. Bağırsaktaki probiyotiklere (yararlı bakterilere) zarar vererek onların bağırsağımızda sentezlediği vitaminlerin üretiminin de azalmasına sebep oluyor Süt içindeki minerallere gelince; kalsiyumun da dâhil olduğu birçok mineralin vücut tarafından alınabilme ve kullanılabilme özellikleri de büyük ölçüde yok oluyor. Dolayısıyla, içtiğimiz süt vücudumuza yarar sağlamak yerine zarar verir hâle geliyor. Hatta bazı uzmanların iddia ettiğine göre, içerik açısından oldukça fakirleşen UHT sütlerin tadı ve lezzeti de değişiyor. Bunu telafi etmek, tekrar süt lezzetini kazandırmak için bazı kimyasallar devreye sokuluyor. Gerçi günlük süt ile UHT sütü peş peşe içtiğinizde aralarındaki lezzet farkını hissetmemek mümkün değil. İster istemez bu iddianın haklılık oranını düşünmeye başlıyorsunuz. Sütün vücudumuz için vazgeçilmez bir besin maddesi olduğu aşikâr. Dolayısıyla, alternatif olarak, pastörize edilmiş günlük şişe sütler tercih edilmeli.

AÇIK (SOKAK) SÜTLERİ;

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, sokak sütleri, pastörize veya UHT steril sütlere oranla daha fazla mikrobiyel yüke sahiplerdir. Yine bu araştırmalarda, sokaklarda satılan sütlerin kimyasal kalıntılar (antibiyotik kalıntıları, soda-kostik gibi asitlik düzenleyiciler) da içerdikleri belirlenmiştir. Bu durumda süt her ne kadar zengin bir besleyici içeriğe sahip olsa da, yanlış uygulamalar yüzünden insan sağlığını tehdit eder bir seviyede kalıntı ve kirlilik içermesi, bu muhteşem besini tehlikeli bir içecek haline getirmektedir. "Araştırma kapsamında 150 farklı noktadan alınan sokak sütü değerlendirilmiş ve uluslararası standartlarda 1ml. sütte kabul edilebilir bakteri miktarı 500 iken incelenen açık süt (kapı sütü) örneklerinde bu sayının 100.000'e kadar yükseldiği ortaya çıkmıştır. Yine aynı araştırma sonuçları açıkta satılan pek çok süt örneğinde, süte yüksek oranda nişasta ve su karıştırıldığını da ortaya koymuştur.'' Çiğ süt, kaynamaya başladıktan en az 10-15 dakika sonra mikrobiyolojik açıdan güvenli hale gelir. Ancak, kaynatma ve bekletme ile geçen bu süre içerisinde besin değerleri kaybolur. Bu kayıp, UHT steril sütte görülen kayıptan ortalama %60 daha fazladır. Aynı zamanda sütte bulunan ve günlük diyette çok büyük önemi olan proteinlerin yapısı ısıl işlem sonucu değişmekte ve sütten ayrılarak pişirme kaplarının iç çeperinde kalmaktadır. Ayrıca, sütün temiz olmayan koşullarda sağılması ve uygun olmayan sıcaklık derecelerinde saklanması gibi pek çok çevresel etken de, çiğ sütte insan sağlığına tehdit oluşturabilecek bakteri bulunmasına yol açabilir. Verem hastalığına yol açan mikrop, hamile kadınlarda düşüklere neden olan Brucella cinsi bakteri, bağırsaklarda ishalli hastalıklara yol açan, hatta ölüme neden olabilen E. Coli cinsi bakteriler sütte bulunabilen mikroplardan bazılarıdır.